MÜLKİYET-İ FİKRİYE
Burası olaylara, durumlara ve hayata dair şahsi şerhlerimi düştüğüm mecra. Kelam benim, süzgeç benim. Bu sayfalardaki hiçbir fikir bir tasdike muhtaç değildir; tamamı yalnızca zihnimin mülkiyetindedir.
20 Ekim 2026
Islanmadan Geçenler
Son mektubun sonunda adımı unutmuştum. Hâlâ hatırlamıyorum. Fakat başka şeyler geliyor aklıma. Mesela bir insanın sesini...
14 Ekim 2026
Bir Hastanın Mektubu
Ağır bir hastalık geçiriyorum ama hastalığımı bilmiyorum. Sadece unutuyorum. Geçmişim yok oluyor, ellerimden kayıp gidiyor...
27 Eylül 2026
Her Şeye Rağmen Mutluydum
Yediğim sille çoktu, yüzümde dağların izi,rüzgâr sert eserdi, yine severdim sizi.Sırtımda odunlar, yeşil çantam, kuru ekmek,bir...
25 Eylül 2026
gece
Karanlık oda, loş bir ışık. Ne dinlediğim belli değil. Rahatsızım, içimi döküyorum işte; hor görme. Belki senden değilim,...
4 Temmuz 2026
Matrûd Miyâh
Nice banklarda çaresiz, nice denizlerde ölümsüz… Konuşmak istiyorum; taşranın gök mavisi göllerinde yüzmek, sararmış...
29 Haziran 2026
Işıksız Son
Gün doğmadı karanlıktayım. Evveli de yaşadım, ahiri de. Bahadır’ın hikâyesi buraya kadar… Uçan kuşlardan dağlarda esen...
29 Haziran 2026
Bilmiyorum…
Sabah gün doğacak mı, bilmiyorum; doğsa da gün yüzü görecek miyim, bilmiyorum. Güneşi mi bekliyorum, ışığını mı,...
27 Haziran 2026
Sadece 24 Saat
Bir günlük avuntuymuş benimkisi. Celep güldü; sesi kulağıma, gülüşü yanağıma neşter vurdu. Unuttum sandığım ne varsa tek...
26 Haziran 2026
Dört Gece Uykusu
Dört gecedir uykuyu bir semm-i katil gibi ruhun evtarına zerk eden o bîaman efkâr, nihayet aklı kendi enkazı altında bıraktı....
25 Haziran 2026
Sönsün Nâr-ı Aşk!
Mahzun Bahadır’ın sinesine düştü kor, Dünya gözüne zindan, nefes alması pek zor. O ay yüzlü Ahuya, varıp sordu usulca:...